Bursa Yeşil Külliyesi
1414
- 1424
|
Mimar: Haci İvaz bin Bayezid
Sanatçılar: Nakkaş Ali bin İlyas Ali, Muhammed el Mecnun (çini), Tebrizli Ali ibn Hacı Ahmed (ahşap)
Yaptıran: Sultan Çelebi Mehmed, Sultan 2. Murad
Erken Dönem Osmanlı yapılarıdır. Cami, medrese, imaret, hamam ve türbeden oluşmaktadır.
Cami 1855 depreminde zarar görmüş, Leon Parvillée tarafından onarılmıştır.
Planı ve mimarisi ana hatları ile Bursa Yıldırım Camisi’ne benzer. Osmanlı mimarlığında “ters T planlı” ya da “tabhaneli” olarak nitelenen yapı grubuna girer. Bir giriş mekânından sonra sıralanmış iki kubbe yer alır. Giriş tarafında ve mihrap tarafında iki yanda birer oda bulunur. Birinci kubbenin örttüğü orta alana ise iki eyvan açılır.
Orta kubbeler prizmatik üçgenler üzerinde yükselir; eyvanlar ve mihrap tarafındaki odalar yivli kubbelerle, giriş bölümündeki odalar ise çapraz tonozla örtülüdür.
Odaların kıble duvarı alçıdan nişli raflar ve ocaklarla süslenmiştir. Yan kubbeler alçakta tutulmuştur. Birinci orta kubbe 13 m çapında ve 25 m yüksekliğindedir. Ortasında bir aydınlık feneri, bu fenerin tam altında ise bir şadırvan yer alır. Bu bölümden ikinci kubbenin örttüğü, mihrabın bulunduğu yükseltilmiş mekâna basamaklarla çıkılır. İki bölüm arasındaki bağlantı mermer bir Bursa kemeri ile sağlanır.
Önde, asıl cami mekânından bütünüyle ayrılmış çapraz tonozlu odalar arasında yer alan giriş bölümü iki katlıdır. Altta iki yanda saray mahfilleri, üstte hünkâr mahfili ve daireleri bulunur. Giriş sofasının iki yanında merdiven holleri, bunların üst katında dışarıya açık iki balkon vardır. Dışarıdan görülen iki balkon içeriyle bağlantılı değildir. Bu balkonlar ve Osmanlı camilerinin alışılmış öğesi son cemaat yerinin bulunmaması mimarlık tarihçileri arasında tartışılan bir konudur. Son cemaat yerinin tasarımda bulunduğu, inşaat sırasında gerçekleştirilmediği tahmin edilmektedir.
Yeşil Cami’nin önemi çini, taş, kalemişi ve alçı bezemelerinin yüksek kalitesindedir. Külliyenin çini süslemeleri gerek mozaik çiniler gerekse renkli sır tekniğindeki çinileriyle o döneme kadar Türk çini sanatında görülmeyen bir teknik kusursuzluğa ulaşmıştır. Burada kullanılan kırmız renk Osmanlı çini sanatında 16. yüzyılda ortaya çıkan mercan kırmızısının önemli bir adımı olarak değerlendirilir. Yeşil Cami’de renkli sır tekniğinin sağladığı olanaklarla bitkisel motiflerde büyük bir çeşitliliğe ulaşılmıştır.
Medrese Duvar örgüsünde tuğla ve kesme taş kullanılmıştır. Geniş dikdörtgen bir avluyu üç yönden kubbeli revaklar çevirir. Güneyde 12 m çıkıntı yapan önü açık, büyük kubbeli bir dershane vardır. İki yanda ayna tonozlu öğrenci hücreleri yer alır. Avlunun ortasında yekpare mermerden fıskiyeli bir havuz vardır.
Günümüzde müze olarak kullanılmaktadır. İmaret Caminin güneydoğusundadır. Binanın büyük bir bölümü günümüze ulaşmamıştır. Yalnızca mutfak ve yemek salonunun bazı duvarları ayakta kalmıştır.
Hamam Sultan 1. Mehmed (Fatih) döneminde yapıldığı tahmin edilmektedir.
Türbe Sultan 1. Bayezid’in (Yıldırım) oğlu Çelebi Sultan Mehmed tarafından 1421’de yaptırılmıştır. Sekizgen bir yapıdır. En dar yüzü 8.45 m, en geniş yüzü 8.87 m dir.
328 m² lik bir alana oturan türbe, zeminin altına uzanır. Doğudaki gizli bir kapıdan girilen kripta bölümünde beşik tonoz örtülü beş oda bulunur.
Dış duvarlar, beyaz mermer şeritler arasında turkuvaz renkli çini ile kaplıdır. Pencere üstlerindeki kör kemerlerin içi Kuran’dan alınmış metinlerin yazıldığı çinilerle bezelidir.
İçmekânın duvarları altıgen çinilerle 2.94 m yüksekliğe kadar kaplıdır. Aralarda büyük, bitkisel bezemeli çini madalyonlar yer alır. Mihrap, Osmanlı çini sanatının başyapıtları arasında sayılır. Rumi ve bitkisel bezemeleri, kabartma yazıları ile aynı zamanda Yeşil Cami’nin mihrabına benzer.
Türbenin merkezinde bir platform üzerinde Çelebi Sultan Mehmed’in sandukası yerleştirilmiştir. Bütünüyle çini kaplıdır. Sülüs yazı ve bitkisel motiflerle bezenmiştir.
Derya Nüket Özer
Kaynak :
Godfrey Goodwin; “A History of Ottoman Architecture”, s. 59-69, Thames and Hudson, London, 1992. Oktay Aslanapa; “Osmanlı Devri Mimarisi”, s. 37, İnkılâp Kitabevi, İstanbul 1986 Şerare Yetkin; “Anadolu’da Türk Çini Sanatının Gelişmesi”, s. 203-205, 207, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yay., İstanbul, 1986.
|
|