Edirne’nin 4 km güneybatısında, Karaağaç yerleşiminin güneyinde yer alan binanın tasarımına II. Meşrutiyet sonrasında başlandığı düşünülmektedir. İstanbul’u Avrupa’ya bağlayan demiryoluna önemli bir durak olarak, Edirne’ye Meriç ve Tunca Nehirleri üzerindeki köprülerden bağlanır. Yalnızca Türk topraklarından geçecek yeni bir hat için tümüyle terkedilmiş olan gar, günümüzde Trakya Üniversitesi Rektörlük binası olarak kullanılmaktadır.
Yapım başlangıç tarihine dair tereddütler olsa da, 1914’te yarım kaldığı, Cumhuriyetten sonra 1930 da işletmeye açıldığı bilinmektedir. Kemaleddin Bey’in Şark Demiryolları Şirketi adına tasarladığı son istasyondur. ( Filibe, Selanik ve Sofya diğer tasarımlarıdır.)
Rasyonel bir planlama örneği gösteren simetrik gar binası aksiyel bir tasarıma sahiptir. Doğu – Batı yönünde 19m x 70m büyüklüğünde bir dikdörtgen tabana oturur. Çok ayıda servis binası, sosyal tesisler ve lojmanlar bulunmaktadır. Tümünde değilse bile çoğunda izi görülür.
Bina merkezinde yer alan 2,5 m yüksekliğindeki bekleme salonu iki yanında yer alan dairesel planlı ve sivri kubbe ile örtülü silindirik merdiven kuleler yapının simgesel öğeleridir ve simetriyi pekiştirir. Bu Kemaleddin Bey’e özgü kuleler üstte seyir teraslarına dönüşen romanesk referanslardır. Bekleme salonu, her iki cephesi de kemer biçiminde büyük ve yüksek cam yüzeyleri ile saydam ve derinlikli bir görüntü verir. Sivri kemer, eliböğründeli geniş saçak ve kabartma rozet gibi Osmanlı bezeme motiflerinin, klasik silmelerinin yerleştirildiği bu bölüm teknoloji ve historisizmin buluştuğu bir alandır. Bu ana mekanı örten sivri kemerli giriş kapısının iç mekanda da tekrarını sağlayan ahşap asma çatı hala sağlamdır.
Uzun yapı özellikle giriş cephesinde uçlarda önce çıkarılan kütlelerle hareketli bir yapısal görünüm sağlanmıştır. Oldukça net konturları olan binanın ana kütlesindeki yüzey; hem yatay, hem cephe düzlemindeki girinti ve çıkıntılarla sıra dışı bir görüntü kazanmıştır.
Tuğla yığma sistemde inşa edilen gar binasının cephesi yalındır. Ana salonda da dahil olmak üzere tüm mekanlarda ahşap çerçeveli pencereler kullanılmıştır.
Garın bahçesinde, 24 Temmuz 1998 ılında yapımı tamamlanan Lozan Anıtı, Lozan Meydanı ve Müzesi bulunmaktadır. Müze eski istasyonun ek binalarından birinde düzenlenmiştir.
Kaynak:
Batur, A., (2008) Yapıları Rehberi, İstanbul: TMMOB Mimarlar Odası
Akansel, Ş., Çakır, K., (2004), Kültürel Mirasın Korunmasına Bir Örnek: , Yapı Dergisi, 269, 82-83