Datça, Muğla.
Knidos, Ege Deniziyle Akdeniz’i birbirinden ayıran Tekir Yarımadası’nın ucunda kurulmuştur. Zeytin ve şarap üretimiyle İlkçağ’ın hareketli ticaret merkezlerinden biridir. Konumu nedeniyle özellikle Doğu Akdeniz’den gelen gemilerin zorunlu uğrak yeri olmuştur. Praksiteles’in yaptığı iki Afrodit heykelinden giyinik olanını Kos Adası halkı, çıplak olanına ise Knidoslular sahiplenmişlerdir. Knidos Afroditi Yunan heykel sanatının başyapıtlarından biri olarak kabul edilir. Eudoksos’un astronomi ve tıp alanlarındaki çalışmalarıyla kent bilim tarihinde önemli bir yere sahiptir. Knidoslu mimar Sosrates Mısır’daki ünlü İskenderiye Feneri’nin tasarımcısıdır..
Bir Yunan şehri olan Knidos’ta Miletos ve Priene’de olduğu gibi ızgara plan esas alınmıştır. 1857’de İngiliz Charles.Newton başkanlığında yapılan kazılardan çıkarılan, aralarında Tanrıça Demeter’in tanınmış heykeli ve Aslanlı Mozole’nin üstündeki Aslan heykeli de olmak üzere yüzlerce yapıt İngiltere’ye götürülmüştür. Bu yapıtlar bugün British Museum’da sergilenmektedirler.
Knidos’un iki tiyatrosu var. Birisi limanın kenarında, öteki, kentin en üst terasının yukarısında, dik yamaçtadır.
Yukarı tiyatrodan günümüze sağ destek duvarı dışında çok az şey kalmıştır. Henüz kazısı yapılmamıştır. Bu tiyatronun beyaz mermerden oturma sıraları yağmacıların ilgisini çekmiş; iddialara göre, otuma sıralarının çoğunu Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa, kalanını da Osmanlı Sultanı 19. yy da gemilerle taşıtmışlar.
.
Sahildeki üç kademeli tiyatro 30 derece eğimle düzeltilmiş yamaca yaslanmıştır. Oturma sıraları, günümüze kadar toprak altında kaldığı için biraz sararsa da ak mermerden yapıldığı belirgindir. Mermer kaplamanın tabanına, kaba yontulmuş taşlar dizilmiş, mermer oturma sıraları bunların üzerine bindirilmiştir. Tiyatroya girişler, orkestraya açılan girişlerin dışında hem sağ hem de soldan, dört tonozlu geçitlerle sağlanmıştır. Yukarıdaki orta yola açılan tonozlu girişler depremlerle yıkıldığı için günümüze ulaşmamıştır. Aşağıdaki iki tonozlu giriş bize ulaşmıştır. Tonozlu girişler dışarıdan orkestra yönünde ilerleyerek oturma sıralarının altını kat ederek izleyici koyağına ulaşsa da doğrudan orta yola açılmaz. Dik açıya yakın bükülerek sahne binasına doğru yönelip orta yola açılır. Bu durum, sesin sağlıklı erimini sağlama kaygısından ileri gelmiştir. . Kemerli girişler, ilk bakışta birinci kademe gibi görünen ilk bölümü ortadan ikiye ayırır. Birinci kademe 13, ikinci kademe 12 sıralıdır. Birinci kademeden sonraki küçük orta yolun genişliği yaklaşık üç ayak, arkasındaki küçük destek duvarı iki ayak yüksekliğindedir. Üçüncü üst kademede dokuz sıra vardır. Buradaki geniş ikinci orta yolun tabanı altı ayaktır. Arkasındaki destek duvarının yüksekliği, üç ayak dört parmaktır. Aşağıdaki ilk iki kademede sekiz, üçüncü kademe 15 ışınsal merdivenli yol vardır. Sahne bölümünün orkestra kenarındaki ön cephe duvarının sıvasının üstüne uygulanmış renkli bezemelerden ufak bir bölümü günümüze ulaşmıştır. Bu durum orkestra kenarındaki duvarın renkli betimlemelerle süslü olduğu fikrini verir. Kazısı devam eden sahne binasının altındaki tonozlu bölümlerden bir kısmı ortaya çıkarılmıştır. Sahne binasının yüksekliği, orkestra çapına bağlı olarak Roma mühendislik formülleri uygulandığında 46 ayak civarında olmalıdır.
Bu tiyatro yerinde yapılan ölçümle yaklaşık 5.650 kişiliktir