Laajasalo Kilisesi
2003
|
Tasarım: Kari Jarvinen ve Merja Nieminen
Helsinki şehrinin banliyölerinden birinde yer alan bu Laajasalo Kilisesi'nin ön cephesi caddeye bakarken kilisenin avlusu ve arka bahçesi hemen bitişiğindeki parka doğru uzanmaktadır. Bu yüksek, bakır dış cephe kaplamalarıyla bezeli kilise, caddenin köşe başında yer alan bir "landmark" halini almıştır. Kilisenin ahşaptan inşa edilmiş cemaat toplantı kanadı kilisenin avlusunu çepe çevre sarmaktadır.
Finlandiya’nın eski ahşap kiliseleri, bu kilisenin tasarımına esin kaynağı olmuşlardır. Kilisenin iç mekânları ile mihrap ve koronun bulunduğu alanda İtalyan Rönesans kiliselerini hatırlatmaktadır. Güneş ışınları apsis boyunca yer değiştirdikçe, duvarlardaki ahşap yüzeyleri ve sanat eserlerini farklı ton ve renklerde aydınlatmakta, kiliseyi ziyaret edenleri günlük hayatın sıradanlığından uzaklaştırarak, sükunetten düşüncelere doğru bir yolculuğa yönlendirmektedir.
Kilisenin ana mekânında çerçeveli glulam ahşap taşıyıcı elemanlar kullanılmıştır. Bu strüktürle birleşik dış duvarlar ise sağlam glulam levhalarla döşenmiştir. Bu levhalar hem ses yalıtımını sağlamak için hem de akustik elemanlar olarak kullanılmştır. Yapının geri kalan bölümlerine sağlamlık katan çelik ve betonarme öğelerin dış yüzeyi çıplak bırakılarak ahşap malzemenin sıcaklığı ve yumuşaklığı vurgulanmıştır. Cemaat salonunun dış yüzeyi ladin ağacından levhalarla kaplanmıştır. Bu levhaların yüzeyi kırmızı aşı boyasına benzer renkte, yağ bazlı bir boyayla boyanmıştır. Yüksek dış duvarlar ise, yeşil pas cilasıyla cilalanarak pasa karşı koruma altına alınmış, bakır levhalarla kaplıdır.
Kilisenin iç dekorasyonunda ladin, çam ve huş ağacından üretilmiş kontrplak kullanılmıştır. Bu malzemeler, levha kaplama ve akustik perde şeklinde kullanılmıştır. Malzeme yüzeylerine ya doğal renkli yağ sürülmüş ya da zamanın patinasını alabilmesi için olduğu gibi bırakılmıştır. Kilisenin zeminlerinde yağlanmış çam levhalar kullanılmıştır. Yüzeylerin ve kilise alanındaki malzemelerin bu şekilde kullanılmasının nedeni mekana ahşap bir kutu görünümü vermek ya da mekânda bir müzik enstrümanı havası yaratmaktır. Mobilyalarda karaağaç ve küçük yapraklı ıhlamur ağacı kullanılmış ve kapı kolları da huş ağacı kabuğuyla kaplanmıştır. Kilisenin lobisinde yer alan geleneksel kilise kayığı ise kağıttan yapılmıştır.
|
|
|
|