Aydın, Sultanhisar
Amasyalı gezgin coğrafyacı Strabon Nysa’da eğitim görmüştü. Strabon, burayı anlatırken; “Nysa, Mesogis[1] dağının yanındadır, büyük bir kısmıyla dağın meyillerine yayılmıştır ve çifte kenttir. Sel akıntısından meydana gelmiş bir boğazla ikiye ayrılmıştır ve bir yerdeki köprü iki kenti birleştirir. Kentin bir tarafında, sel sularının akması için yeraltından gizli bir kanalı olan, bir amfi tiyatroyla süslenmiştir. Tiyatronun yanında iki tepe vardır. Birinin eteğinde gençler gymnasion’ u, diğerinkinde ise agora ve daha büyükler için bir gymnasion bulunur. Ova, Tralleis’te olduğu gibi güneye doğru uzanır.’” der.
Bergama ile Kyzikos tiyatroları da dere üzerine kurulmuştur. Bu uygulamanın nedeni, iki yamaçta yapılan düzenleme ile izleyici sıralarını yerleştirmenin maliyet düşüklüğüdür.
Dere yatağında yapılışa bir başka neden, Roma’daki büyük “colosseum” gibi etrafı çevrili yapının ortadaki gösteri düzlüğünün altından tünelle geçen derenin önünü bir düzenekle kesip yükselen suyun alana dolabilmesidir. Suyun fazlasını dolu savakla atabilecekleri bu suyun üzerinde gösteri yapma olanağına kavuştukları da düşünülebilir.
Nysa Tiyatrosu, kentin kuzeyindeki yamaçta 30 derece eğimlidir. İki kademelidir. İzleyici koyağı güneye bakar. Sıra başlarına aslan bacağı kabartmaları işlenmiştir. Tiyatronun sahne binasının ön cephesindeki Diyonisos betimlemeleri, Perge ile Hierapolis’te görülen kabartmalardan konu zenginliği yönüyle ayrılır.. İki kademeli bu tiyatronun birinci kademesinde 24 sıra, ikinci kademesinde 25 sıra sayılmaktadır. Birinci kademedeki ışınsal merdiven sayısı on, ikinci kademede 19 ışınsal yol bulunmaktadır. Sırtlıklı sıraların arkasında kalan orta yol genişliği altı ayaktır. Orta yol kenarına sesin yankısı kaygısıyla sırtlıklı koltuklar dizilmiştir. Orkestra yarıçapı 47 ayak on parmaktır. Bu bağlamda, sahne binasının yüksekliği yaklaşık 62 ayak olmalıdır.
Kapasitesi yaklaşık 8.800 kişiliktir