Paolo Verzone (1902-1986) Zaman ve Mekâna Bir Yolculuk |
Arkeoloji-4: Hierapolis
"Şimdi terkedilmiş durumda olan Hierapolis antik kentinde ilk çalışmalar 6 Ağustos 1957’de başladı."
İTÜ’de 1952’den beri öğretim üyesi olan , Pamukkale’de bulunan, antik Frigya bölgesine ait Hierapolis kentindeki ilk İtalyan arkeoloji projesini başlatmak üzere Türk hükümetinden izin aldı. Helenistik-Roma şehri, Verzone’nin karşısına (kuruluş: 2. yüzyıl başları) tıpkı, 18. ve 19. yüzyıllarda, Pamukkale’nin beyaz travertenlerine ulaşmak için Menderes Nehri üzerinden yolculuk yapan gezginlerin tarif ettiği gibi çıkmış olmalı. Kalker birikintileri üzerindeki terasa yayılan kent, yaklaşık 1000x800 metrelik bir alanı kaplar. Dik açılarla birbirini kesen bir sokak ağı ile ızgara plan esasına göre düzenlenmiş bir şehirdir. Antik plateia (ana cadde), kuzey-güney aksındaki ana arteri meydana getirir.
Çevredeki tepelere ve şehirden ayrılan yollara yayılan çok geniş nekropol, cenaze ritüeline ait yapılarla sarılmıştır. Şehir merkezinde, Pluton’un gizemli mağarasının yanında termal su kaynaklarıyla bağlantılı Apollo kutsal alan kompleksi bulunmaktadır.
100 m den büyük bir çapa sahip olan ve şehrin ızgara planında dört bloğu işgal eden tiyatro, üzerinde bulunduğu tepenin doğal eğimine oturtulmuştur. M.S. 60’daki yıkıcı depremden sonra girişilen büyük çaplı yeniden inşa faaliyetinin bir bölümü olarak yapılmıştır. Bu faaliyetin en prestijli ve öne çıkan yapıları İmparator döneminde (1. yy. sonu) yapılmıştır. Şehir sınırlarında kurulan görkemli ve anıtsal kapılar, geniş bir kaplıca kompleksi ve Küçük Asya’nın en büyük agorası bu dönemde inşa edilmiştir. Şehir, Roma ve Hıristiyanlık dönemlerinde de varlğını sürdürmüş, 13. yüzyılda, deprem felaketlerinin ardından yok olmuştur.
Hierapolis’deki İtalyan Arkeoloji Misyonu, tarafından kurulmuştur. ’nin otuz yıldan fazla yöneticiliğini yaptığı bu kuruluş faaliyetlerini UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası olarak tanınan bu sıradışı anıtlar kompleksi ve doğal zenginliklere adamıştır.
Misyon, araştırma faaliyetlerinin başlangıcından itibaren, şehrin bütünlüklü araştırması ve keşfine odaklanmıştır. Bu çalışmalar, şehrin tarihsel tabakalaşmasını izlemek ve tanımlanmış bir kent kompleksi içinde, ’nin özel olarak ilgilendiği Erken Bizans dönemi kalıntılarından başlamak üzere en önemli anıtsal yapılara dikkat çekmeyi olanaklı kılmıştır.
Son yıllarda, Torino Politeknik Okulu’nun eşgüdümlü faaliyetleriyle, İtalyan ve diğer Avrupa üniversitelerinden (Lecce, Louvain, Napoli, Venedik, Cenova, Bari), pek çok ekip araştırmalara katkıda bulunmuş, arkeolojinin farklı dallarından uzman yardımları sağlanarak yöntembilim zenginleşmiştir.
Kazı çalışmaları sırasında, sit alanı içerisindeki birçok önemli yapının sistematik çözümlemeleri gerçekleştirilmiştir. Domitianus dönemi genişletmesine ait anıtsal kuzey kapısı, Apollon’a ait kutsal kehanet alanı ve bitişiğindeki nimfeum, aralarında St. Philip Martiryonu’nun da bulunduğu Hıristiyan inancına ait bazı yapılar ve büyük şehir nekropolünün önemli bir parçası bu yapılar arasındadır. Agora ile çevresinde bulunan anıtsal tuvalet yapısı ve Tritonlar Çeşmesi de son olarak çözümlenmiştir.
Kırk yılı aşkın süredir yürütülen geniş ve karmaşık kazı çalışmaları, araştırma ve restorasyon, cavea’nın tamamen toprak altından çıkarılması ve sahne binasının onarımıyla tiyatro özgün anıtsallığına kavuşturulmuştur. Sahne önünün yeniden inşası ve cavea’nın tamamının restorasyonu ise halen araştırma aşamasındadır.
|
|
Hierapolis, Tiyatro sahnesini taşıyan kemerlerin restorasyonu, 1979.
|
|
Hierapolis, tiyatro sahnesini taşıyan kemerlerin restorasyonu, 1979.
Foto: P. Verzone Jr.
|
|
Hierapolis, St. Philip martiryonunda çalışmalara başlandığı sırada, 1957.
|
|
Hierapolis, çalışmalara başlandığı sırada Terme'nin durumu.
|
|
Hierapolis, İmparator Domitianus genişlemesine ait olan Şeref Kapısı, 1957
|
|