Yer'in Sesi: Ulus İşhanı'nın Söyledikleri |
Yer'in Sesi: Ulus İşhanı'nın Söyledikleri
Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde üç yılı aşkın bir süredir yürütülen yeni yapılaşma girişimi, bölgenin bir ‘çöküntü alanı’ olduğu saptamasından hareket ediyor; alanı Kentsel Dönüşüm bölgesi ilan ederek, yalnızca kendi bünyesindeki kadrolar ve hizmet aldığı ‘iş bitirici’ proje müteahhitleriyle, eski merkez Ulus’u dönüştürmeye hazırlanıyor. Çevre, kent ve mimarlık üzerindeki tehdit, ilk kez planlanmış, projelendirilmiş olarak gündeme getirilip, kamusal haklar hiçe sayılarak kişisel hak ve haksızlıklar maksimize ediliyor. Bu dönüşüm düşüncesi, son dört-beş yıldır gündemde tutulduğu halde, ayrıntıları kamuoyu ile çok az paylaşılarak, ‘kötü niyetli’ bir görünüm sergileniyor. Yapılanın, ‘kentsel dönüşüm’den çok, ‘kentsel paylaşım’ girişimi olduğunu sezdiren boyutta olduğunu söylemek olası.
Söz konusu 'Kentsel Dönüşüm'e niçin karşı olduklarını bugüne kadar pek çok kişi, kurum ve kuruluş gündeme getirdi. Oldukça kapsamlı olan, aynı kapsamlılıkla hazırlanan görüşler, herkese açık raporlar, basın açıklamaları, kamuoyu önünde panel ve toplantılar, gazete ve görsel işitsel medyada programlar ile paylaşılmaya çalışıldı. Kamu adına davalar açıldı. Mimar ve şehir plancılarından üniversitelerin akademik kurullarına, sokaktaki adamdan "tarihi kentler, koruma, restorasyon, toplumsal ve ekonomik kalkınma, mekan politikası" alanlarında uzman olan kişilere kadar her kuruluş ve kişi, bilgi ve görgü birikimiyle yapılacak olana, "tehdidi oluşturan unsurların ortadan kaldırılması için" yardım etmeye çalıştı. Bu konuda bizim sorduğumuz sorular, şu ana kadar sorulan sorulardan farklı değildir; ancak farklı bir pozisyondan sorulmuştur...